19 Şubat 2026 Perşembe

Tanya Kara: Sesimiz, 8 Mart'ta sokaklarda olan kadınların seslerine karışacak

Tutsak edilen SKM Sözcüsü Tanya Kara, 3 Şubat operasyonuyla kadın özgürlük mücadelesinin de hedef alındığına dikkat çekti, "Tüm 25 Kasım çağrı ve eylemlerimiz suçlama konusu yapıldı" dedi.  Birlikte mücadele çağrısı yapan Tanya Kara, 8 Mart'a dikkat çekti, "Sesimiz, 8 Mart'ta sokaklarda olan kadınların seslerine karışacak" dedi.

Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Sözcüsü Tanya Kara, Bakırköy Hapishanesi'nde tutulan ETHA emekçisi Ebru Yiğit'e konuştu, 3 Şubat operasyonuyla kadın özgürlük mücadelesinin de hedef alındığına dikkat çekti, "Tüm 25 Kasım çağrı ve eylemlerimiz suçlama konusu yapıldı" dedi. Tanya Kara, erkek egemen iktidarın bu saldırılarına karşı dayanışmayı ve birlikte mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı, "Biz içeride, dışarıda devrimci görevlerimizin başında olmayı sürdüreceğiz" dedi.

5-6 Şubat'taki tutuklama saldırısında 31 kadın tutuklandı. Birçoğu SKM yöneticisi ve üyesi. 2025 Ocak ayında yine SKM MYK ve Genel Meclisi üyeleriniz tutuklanmıştı. AKP'nin, SKM'ye yönelik yargı terörünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Uzun yıllardır gözaltı ve tutuklama saldırılarının hedefindeyiz. Bunlar adeta bir rutin haline getirildi. 2 yıldır da özel bir biçimde SKM temel yönetim organları; SKM MYK, Genel Meclisi bu saldırıların odağında. Bu durumun oldukça bilinçli bir politikanın ürünü olduğunu düşünüyoruz. Kadın düşmanı, faşist AKP-MHP iktidarı kadınların siyasette eşit bir temsil gücüyle yer almasına, politika içerisinde belirleyici bir özne olmasına hiçbir zaman tahammül edemedi. Yargının bu konuda aldığı kararlar ortada. Figen Yüksekdağ, Leyla Güven, Ayşe Gökkan, Deniz Aktaş ve ismini saymakla bitiremeyeceğimiz yüzlerce tutsak kadın gerçeği var.

ERKEK YARGI SALDIRIYOR
Bunun yanı sıra kadın dayanışma merkezleri, kayyumlar tarafından kapatılıyor, TJA kriminalize edilmek isteniyor. KCDP'ye kapatma davası açıldı. Tüm bunlar kadın özgürlük mücadelesi yürüten siyasi öznelere dönük sistematik bir saldırı.  SKM'ye dönük saldırılar da bu saldırı konseptinin bir parçası. Sosyalist kadınlar olarak; kadın özgürlük mücadelesinin görevlerini, ihtiyaçlarını, gelişimini her zaman öncelikli bir konu olarak ele aldık. Erkek egemenliğine karşı kadın devrimi programımıza bağlı biçimde politik ve örgütsel varlığımızı sürdürdük. Sayısız operasyon, gözaltı ve tutuklama saldırılarına rağmen mekanizmalarımızı işletmekten, kadınların yaşadığı sorunlar karşısında politika üretmekten asla vazgeçmedik. Erkek yargı, kadınların kazanılmış haklarına saldırırken, kadınları katleden fail erkekleri tahliye ederken, diğer yandan kadın özgürlük mücadelesi yürüten özneleri erkek yargı kıskacında zayıflatmak istiyor. 

"ŞÜPHELI KADIN ÖLÜMLERİ"NE ALIŞMADIK
Sosyalist kadınlar olarak son dönemde şüpheli kadın ölümleri karşısında geliştirdiğimiz çalışmamızın doğrudan Adalet Bakanlığı tarafından hedefleştirilmesi de hiç tesadüf değildi. Operasyondan birkaç gün önce Yılmaz Tunç, "Dezenformasyon yapılıyor" diyerek bizleri hedef almıştı. Uzun süredir bir cins kırımının yaşandığı, erkek yargının cezasızlık politikalarını sürdürdüğü yerde etkili bir müdahale geliştirdik. "Şüpheli kadın ölümleri"ne karşı başlatılan çalışmaların yeni araç ve biçimlerle sürdürülmesi, kadınların erkek yargı karşısında, mücadele etrafında seferber edileceğinin ortaya konması, SKM'ye dönük böylesi geniş çapta saldırıların temel nedenlerinden oldu.

Savcılık aşamasında 8 Mart, 25 Kasım gibi kadın özgürlük mücadelesinin takvimsel mücadele günlerinin kriminalize edildiğini gördük. Bu konuda neler söylersiniz?
Hazırlanan polis fezlekeleri doğrudan 25 Kasım çalışmalarını kapsıyor. Bunu sadece SKM'ye dönük bir saldırı olarak değil, bütün bir kadın hareketine dönük bir saldırı olarak görüyoruz. 25 Kasım Kadın Platformu'nun "şüpheli kadın ölümleri"ne karşı Kadıköy'de gerçekleştirdiği eylemin, 25 Kasım Taksim çağrıları kapsamında yapılan bildiri dağıtımlarının, Taksim 25 Kasım eyleminin hakkımızda hazırlanan polis fezlekesinde yer alması, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü'nün hedef alınması anlamını taşıyor.

'HEPİMİZ 25 KASIM'DA TAKSİM'DEYDIK'
Kadın hareketinin politik gündemleri ve eylemleri hazırlanan bu polis fezlekesi ile kriminalize edilmek isteniyor. SKM'yi yalnızlaştırmak, 25 Kasım eylemlerine katılan binlerce kadına gözdağı verilmek amaçlanıyor. 25 Kasım'ı güçlü şekilde sahiplenmek, savunmak ve bu saldırıyı geri püskürtmek gerekiyor. İnanıyor ve biliyoruz ki kadın hareketi ve feminist hareket içinden yol arkadaşlarımız, mücadele dostlarımız; 25 Kasım'ın, SKM'nin bu şekilde kriminalize edilmesine izin vermeyecektir. Hepimiz 25 Kasım'da Taksim'deydik. Büyük bir coşku ve isyanla oradaydık, bunu göğsümüzü gere gere söylemeye devam edeceğiz. Erkek devlet şiddetine karşı mücadelemizi zayıflatmak isteyenlere istediklerini vermeyeceğiz.
Gözaltı ve tutuklanma sürecinizde kadın örgütleri ve kadınlar güçlü bir dayanışma gösterdi. Kadın dayanışmasının bu gücünü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu güçlü dayanışmayı hep hissettik. Tüm kadın örgütlerine, yol arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Kadın dayanışmasının, ortak platformlarımızın gücüne her zaman inandık, emek verdik. Birlikte mücadele ederken birbirimizden çok şey öğrendik, erkek-devletin saldırıları karşısında birbirimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadık. 

Çok özel bir andan geçiyoruz, kadın hareketi için de önemli bir an olduğunu düşünüyoruz. Bu saldırının hepimize dönük olduğunu düşünüyorsak hep birlikte savunmak durumundayız. 25 Kasım çalışmalarının kriminalize edilmesinin önüne geçemezsek yeni bir saldırı dalgası hepimiz için başlayacaktır.

'SOSYALIST KADINLARA ÖZGÜRLÜK'
Geçtiğimiz yıl yargılandığımız dosyalarda 8 Mart günü kadın arkadaşlarımıza yol tarif ettiğimiz tape kayıtları yer almıştı. Şimdi ise 25 Kasım boyunca gerçekleştirdiğimiz çalışmaların tamamı yer alıyor. 24 Ocak 2025'te tutuklandığımız dosyada kadın örgütleri, ilk anda çok güçlü bir şekilde sahiplenme sergilemişti. Aradan zaman geçtikçe bu sahiplenme düzeyinde çeşitli zayıflıklar oluştu. "Sosyalist kadınlara özgürlük" talebinin yükseltilmesi, tutsak kadınlara; görüşçü olarak, kitap göndererek, mektup yollayarak dayanışmanın sürdürülmesi önemli olmakla birlikte mahkemelere katılım çağrısı yapmak, mahkeme salonunda kadın örgütleri olarak yer almak da oldukça önemli. Bu yargılamalar SKM'li kadınların değil bütün kadın hareketinin yargılandığı duruşmalar olacak, bunu böyle düşünmek gerektiğine inanıyoruz.

Önümüzde 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü var, kadınlara nasıl bir çağrı yapmak istersiniz?
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü 4 yıldır hapishanede karşılıyorum. Birçok kadın yoldaşımız da birkaç yıldır benzer bir durumda. Özellikle 8 Mart öncesi yapılan bu operasyonlar bir tesadüf değil elbette, 8 Mart'ta sokakta olmamızın istenmediğini açık biçimde görüyoruz. Kadın özgürlük mücadelemizin oldukça önemli takvimsel gündemlerinin birinin dışında bırakılmaya çalışılıyoruz.

'MÜCADELEMİZE, HAKLILIĞIMIZA İNANIYORUZ'
Haklarımıza, hayatlarımıza, özgürlüğümüze dönük gerçekleşen her saldırı karşısında inadına sokakta, inadına isyanda olan milyonlarca kadının olacağını biliyoruz. Kadın emeğinin azgınca sömürüsüne, şef tipi aile saldırısına, kadına yönelik şiddete, emperyalist ve sömürgeci savaşlara karşı isyanla sokaklara çıkılacağını biliyoruz. Tutsak kadınlara özgürlük sloganının alanlardan yükseleceğini biliyoruz. Mücadelemize, haklılığımıza inanıyoruz. Erkek egemenliğine karşı bulunduğumuz her yerden isyan bayrağımızı yükselteceğiz.

Son olarak ne söylemek istersiniz?
Bu süreç içerisinde gösterilen dayanışma için herkese yeniden çok teşekkür ediyoruz. Birleşik mücadelenin, kadın dayanışmasının gücünü derinden hissettik.

'YAŞASIN KADIN DAYANIŞMAMIZ'
İçeride, dışarıda devrimci görevlerimizin başında olmayı sürdüreceğiz. Tel örgülerin, duvarların hiçbir önemi yok. 8 Mart'ta sokaklarda olan kadınların seslerine karışacak sesimiz. Kadın düşmanlarına karşı sokakta yerini alan tüm kadınlara sevgi ve selamlarımızı iletiyoruz. Yaşasın kadın dayanışmamız!

*Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi'nde tutulan ETHA emekçisi Ebru Yiğit, SKM Sözcüsü Tanya Kaya ile bu röportajı hapishanede yaptı.