28 Nisan 2026 Salı

ESP MYK üyesi Şahin: Birleşik ve kitlesel 1 Mayıs'ın tek adresi Taksim

İstanbul 1 Mayıs'ı için Taksim'e çağrı yapan ESP MYK üyesi Semiha Şahin, devrimcilere dayatılan "makul" sınırları yıkmak ve özgürlüğü kazanmak için alanlarda olacaklarını belirtti, "Birleşik ve kitlesel bir 1 Mayıs'ın tek adresinin Taksim Meydanı olduğunu tüm meşruluğuyla dile getirmemiz gerekiyor" dedi.

2026 1 Mayıs'ı için devrimci parti ve örgütlerin çalışmaları hızlanarak devam ediyor. İstanbul 1 Mayıs'ı için Taksim iradesi koyan devrimci parti ve örgütler ile mücadeleci sendikaların bir araya geldiği 1 Mayıs Taksim İnisiyatifi, "Türkiye işçi sınıfının Taksim'e girişinin 50. yıldönümünde; omuz omuza 1 Mayıs'ta Taksim'deyiz" diyerek çağrılarını sürdürüyor.

Ajansımıza konuşan Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) MYK üyesi Semiha Şahin, 2026 1 Mayıs'ına ilişkin sorularımıza yanıt verdi.

Semiha Şahin, 1 Mayıs sürecine ilişkin şunları söyledi: "Ortadoğu'da ABD ve İsrail ortaklığıyla sürdürülen bir savaş var. İsrail'in Filistinlilere yönelik soykırım savaşı devam ediyor, Lübnan'ı işgal saldırıları sürüyor. Yine Suriye'deki gelişmeler, İran'a yönelik saldırıların toplamına baktığımızda dünya halklarının, ezilenlerin, emekçilerin ve kadınların egemen burjuvazi tarafından büyük bir saldırı altında olduğunu görüyoruz."

'TÜM TOPLUMSAL DİNAMİKLERE DÖNÜK SALDIRI DALGASI SÜRÜYOR'
Yaşanan savaşların sonuçlarını yalnızca bölge halklarının yaşamadığını ve küresel bir etkiye sahip olduğunu ifade eden Şahin, "İşçiler, emekçiler, kadınlar emperyalist küreselleşme çağında büyük bir sömürü altında. Doğanın sömürüsü ve talanıyla da karşı karşıyayız. Devletler açısından her yerde yükselen bir faşizm gerçekliği altındayız. Türkiye bakımından da faşist şeflik rejiminin; tüm özgürlük alanlarının gasp edildiği, baskı zor aygıtlarıyla devreye sokulmuş tüm toplumsal dinamiklere dönük bir saldırı dalgası olduğu açık" dedi.

'EMEKÇİLER DİRENİŞ HALİNDE'
2026 1 Mayıs'ının öneminin içinden geçilen süreç bakımından okunması gerektiğini belirten ESP MYK Üyesi Şahin, şöyle devam etti: "Ezilenlere yönelik büyük bir saldırı hamlesi yapıldığı yerde işçiler, emekçiler her yerde direniş halinde. Her yerde çoban ateşlerinin yandığını görüyoruz. İşçiler önce devletin zoruyla karşı karşıya kalıyor. Önlerine polis barikatları dikiliyor. Sadece bu tablo bile bu düzenin kimin düzeni, bu devletin kimin devleti olduğunu bize bir kez daha göstermiş oldu."

Gençliğin büyük bir geleceksizlik ve güvencesizlikle karşı karşıya kaldığına dikkat çeken Şahin, "Buna itiraz eden, bunu örgütlü mücadeleyle değiştirmek isteyen gençlerin karşısında da dikilen bir devlet gerçeği var. İlayda Zorlu'nun şüpheli ölümü, gençliğin karşı karşıya kaldığı sistem gerçeğinin spesifik örneklerinden biri oldu. Sistem bir çürüme ve yozlaşma içine girerken aynı zamanda bu toplumu da bir çürüme ve yozlaşma içine sokuyor" diye konuştu.

'EN BÜYÜK HEDEFİMİZ ÖZGÜRLÜĞÜ KAZANMAK'
ESP MYK Üyesi Semiha Şahin, bu tablo içerisinde henüz ortak bir kanalda buluşturulamasa da bir direniş gerçekliğinin de var olduğunu vurguladı ve ekledi: "Faşist şeflik rejimine karşı büyük direniş odaklarının olduğunu da söyleyebiliriz. 1 Mayıs meydanları;  toplumsal kesimlerin, işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, Kürt halkının demokratik taleplerinin dile getirileceği meydanlar olacak. Biz ESP olarak bu yıl; emperyalist savaşa, faşizme ve sömürüye karşı alanlara çağrı yaparken en büyük hedefimizin özgürlüğü kazanmak olduğunu bir kez daha yineleyelim."

3 Şubat'ta karşı karşıya kaldıkları siyasi kırım saldırısında 85 sosyalistin tutsak edildiğini hatırlatan Şahin, "Sadece partimiz değil patronların, sermayenin düzenine karşı çıkan BİR-TEK SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen'in, gerçekleri yazan muhalif gazetecilerin tutuklanması örneklerinde olduğu gibi iktidar, elindeki en büyük kozunu, zor aygıtlarını devreye sokuyor. Burjuva siyaseti bile dizayn etme açısından CHP'ye yönelik peş peşe gözaltı ve belediyelerine el koyma saldırılarını gördük. Bu genel saldırı tablosu altında elbette en büyük talep politik özgürlüğün kazanılması olmak durumunda" dedi.

'BİAT ETMEYEN TOPLUMSAL DİNAMİKLER EN BÜYÜK UMUT'
Saldırıların, sermaye sınıfına karşı işçi sınıfının bütünlüklü mücadelesi bakımından en büyük gücün örgütlü güç olduğunun bilinciyle gerçekleştirildiğini söyleyen Şahin, ekledi: "Ama biat etmeyen bir toplum, biat etmeyen bir kadın hareketi, biat etmeyen toplumsal dinamikler olduğu gerçeği elbette bizlerin en büyük umudu."

'MAKUL SINIRLAR İÇİNDE MÜCADELEYE BİR İTİRAZ'
ESP olarak İstanbul'da 1 Mayıs'ta Taksim Meydanı'nda olacaklarını vurgulayan Şahin, "Çağrımızı Taksim Meydanı'na yapıyoruz. Birleşik, kitlesel bir 1 Mayıs'ın tek adresinin Taksim olduğunu düşünüyoruz. Bu yıl 1976'da ilk defa Taksim Meydanı'nda kutlanan 1 Mayıs'ın da 50. yılı. İşçi sınıfının, emekçilerin direniş hafızası olması bakımından Taksim Meydanı'nda kutlamanın aynı zamanda bu düzenin dayattığı makul sınırlar içinde bir mücadele hattı sürdürülmesine de bir itiraz."

DİSK, KESK TTB ve TMMOB'un Kadıköy'de 1 Mayıs mitingi için çağrı yaptığını hatırlatan Şahin,  şunları söyledi: "1 Mayıs'ın sadece 4'lü konfederasyonların ipoteği altında görülmesi meselesini de siyasi öznelerin özeleştirel olarak ele almak gerekiyor. Hangi siyasal özne; işçilerin, emekçilerin en güçlü şekilde öncülüğünü yapıp, barikatları aşan bir yol göstericiliği içerisindeyse meşru olanın o olduğunu düşünüyoruz.

'BİRLEŞİK, KİTLESEL 1 MAYIS'IN TEK ADRESİ TAKSİM'
Devrimcilere ve sosyalistlere dayatılan sınırları aşmak da bizim sorumluluğumuzda. Bu anlamıyla bu düzeni değiştirecek bir adım atmak istiyorsak birleşik ve kitlesel bir 1 Mayıs'ın tek adresinin Taksim Meydanı olduğunu tüm meşruluğuyla dile getirmemiz gerekiyor. Bu yıl Taksim İnisiyatifi içerisinde yer alan siyasi öznelerin dışında çok sayıda parti, hareket ve yapı da Taksim'e çağrı yapıyor. Her birimiz bayraklarımızla, kortejlerimizle Taksim için yürüyüş kolunu oluşturacağız. Tüm İstanbul halkını Taksim Meydanı'nda bizimle buluşmaya davet ediyoruz."