30 Nisan 2026 Perşembe

"Trans erkek Poyraz'ın 'şüpheli ölümü' araştırılsın"

Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi'nde zorla konulduğu G-3 tecrit koğuşunda cansız bedeni bulunan trans erkek Poyraz Esen'in ölümünün üzeri kapatılmak isteniyor. Savcılığın dosyayı "kovuşturmaya yer yoktur" kararıyla kapatması üzerine açıklama yapan avukatlar, soruşturma sürecindeki eksikliklere dikkat çekti, ölümün araştırılmasını istedi, G-3 özel tecrit koğuşlarına da tepki gösterdi.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Ankara Şubesi, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Ankara Şubesi, Adalet İçin Hukukçular,  Demokrasi İçin Hukukçular, Hukukçu Dayanışması, Toplumsal Hukuk ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi'nde "şüpheli" bir biçimde yaşamını yitiren trans Poyraz Esen soruşturmasına ilişkin açıklama yaptı.

Sincan Hapishanesi'nde tutulan Poyraz Esen'in 3 Aralık 2025 tarihinde ölümünün ardından başlatılan soruşturma, Ankara Batı Savcılığı tarafından 27 Nisan'da "kovuşturmaya yer olmadığı" kararıyla kapatıldı.

Savcılık, kararında Poyraz'ın "intihar etmesinin kurum görevlileri tarafından bilinebilir olmadığı" değerlendirmesinde bulunarak, kurum personeline "bilmeleri mümkün olmayan bir olayı önleme yükümlülüğü yüklenemeyeceğini" öne sürdü.

Basın toplantısında Poyraz'ın avukatlarından Nergiz Görnaz ve Senem Doğanoğlu, hazırladıkları raporu açıkladı. Buna göre, Poyraz Sakarya Hapishanesi'nden zorla Sincan Kadın Kapalı Hapishanesi'ne sevk edildi.

'G-3 KOĞUŞU İŞKENCE MEKANI OLARAK TASARLANMIŞTIR'
Raporda, hapishanede 24 Kasım Nefret Cinayetlerinde Öldürülen Transları Anma Günü'nde açılan G-3 koğuşuna ilişkin şu bilgiler yer aldı: "Hapishanenin geri kalanından mutlak izolasyona dayalı ve bir işkence mekanı olarak tasarlanan bu koğuşta farklı tarihlerde hormon replasman tedavisi isteyen ya da devam eden, cinsiyet kimliği itibarıyla kendilerinden beyan alınan dört trans erkek getirilmiştir. Bu trans erkeklerden ikisi Sincan Kadın Hapishanesinde bulundukları başka koğuşlardan G-3'e getirilmiştir. Diğer ikisi ise farklı şehirlerdeki hapishanelerden, cinsiyet kimlikleri sebebiyle Sincan Kadın Hapishanesine ve dolayısıyla G-3 koğuşuna sevk edilmişlerdir. Koğuşun kuruluş amacının trans erkeklerin cinsiyet uyum süreçlerinin başlaması veya devam ettirilmesi olduğu iddia edilse de cinsiyet uyum süreçleri devam ettirilmediği gibi kurslara katılım ya da ortak spor gibi hapishanenin diğer koğuşlarında sağlanan haklardan da mahrum bırakılmışlardır. Poyraz'ın ölümünden önce, bu koğuşa zorla nakledilen iki hükümlünün de intihar girişimleri olmuştur."

28 Kasım 2025 tarihinde Poyraz'ın bir kavgaya karıştığı iddiasıyla kayıtdışı şekilde üç gün boyunca hücrede tecrit altında tutulduğu hatırlatıldıktan sonra şu bilgiler yer aldı: "G-3 koğuşundaki trans erkekler toplu bir şekilde Kampus Hastanesi psikiyatri servisine götürülmüşlerdir. Bu sırada Poyraz üç gün boyunca kaldığı hücreden çıkarılarak G-3 koğuşuna getirilmiştir. Koğuşa döndüklerinde Poyraz'ı asılı halde bulmuşlardır."

'ADETA CİNSİYET KİMLİĞİ SORGULANDI'
3 Aralık'ta Poyraz'ın bir kurul önüne çıkarılarak adeta cinsiyet kimliğinin sorgulandığına işaret edilen raporda, Poyraz'ın yaşamını yitirdiği günde yaşananlara ilişkin şu bilgiler yer aldı: "Poyraz, cinsiyet kimliğinin sorgulanmasına dönüşen görüşmenin ardından saat 14.20 sularında G-3 koğuşuna götürülmüştür. Saat 15.28 ile 15.48 arasında ablasıyla gerçekleştirdiği görüntülü görüşmede, Poyraz Esen'in yaşamını yitirmesinden hemen önce, rızası dışında yerleştirildiği bu koğuş nedeniyle derin bir çaresizlik ve korku içinde olduğu gözlemlenmiştir."

G-3 koğuşunun bulunduğu koridorda, politik kadın tutsaklar da tutulduğu için 20 dakikada bir kontrol yapılmasına rağmen kamera kayıtlarına göre, saat 16.31'de başlatılan kontrol sırasında G-3 koğuşunun atlandığı ve kontrol edilmediği belirtildi. 

21 DAKİKA BOYUNCA POYRAZ'A MÜDAHALE EDİLMEDİ
Rapora göre, Poyraz'a ölümünün ardından müdahale edilmesinde ciddi gecikme yaşandı. Poyraz'ın, yaklaşık 2,5 saat sonra battaniyeyle taşınarak sedyeye konulduğu ve hapishaneden çıkarıldığı belirtildi. Raporda, saat 16.42'de butona basılması ile 17.03'te ambulansın gelmesi arasında geçen 21 dakika boyunca Poyraz'a müdahale edilmediği ifade edildi.

SAĞLIK KAYITLARI DİKKATE ALINMADI
Hapishane tarafından savcılık dosyasına sunulan kamera görüntülerinde önemli eksiklikler bulunduğu, bu nedenle ham kayıtların talep edildiği aktarıldı. Hapishane idaresinin, bu ve benzeri birçok konuda maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını engelleyici ve geciktirici bir tutum sergilediği ifade edildi. Raporda, Poyraz'a ait sağlık kayıtlarının da dikkate alınmadığı; ölüm koşullarının, özellikle G-3 koğuşuna zorla sevk edilmesi ve öncesindeki tecrit uygulamalarıyla birlikte değerlendirilmediği vurgulandı.

Raporun sonuç bölümünde şu değerlendirme yer aldı: 
"Transların kapatıldığı G3 özel tecrit koğuşunun trans kimliği cezalandıran, sosyal haklardan mahrum bırakan bir izolasyon alanı olduğu gerçeği, savcılıkça 'tedavi süreci' olarak nitelendirilerek çarpıtılmıştır. Poyraz'ın son telefon görüşmesi, bu koğuşun bir 'çıkışsızlık' mekanı olduğunu kanıtlamaktadır.

Poyraz’ın ölümü; yalnızlaştırma, görünmezleştirme, utandırılma ve çaresiz kılınma politikalarıyla örülü bir hapishane rejiminin doğrudan sonucudur. Savcılığın şiddeti 'yasal tedbir', ağır ihmali ise 'öngörülemez bir risk' sayarak verdiği bu kararı, sorumluluğu örtbas etme gayretidir. Ancak bizler, ölüme yol açan bu kurumsal işleyişin hesap vermesi için mücadelemizi sürdüreceğiz."