18 Şubat 2026 Çarşamba

"Kritik eşik"li komisyon raporu: Önce tüm unsurların silahsızlanması, sonra "demokrasi"

Meclis Komisyonu'nun ortak raporunda demokratik adımlar için "PKK'nin tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesi" şartı getirildi. Bu durum, eşik olarak belirlendi. Ayrıca bu süreç sırasında çıkarılacak özel yasalar için de "cezasızlık ve af" algısının oluşmaması gerektiği vurgulandı.

Meclis'te kurulan "süreç komisyonu" raporunu tamamladı. Raporda, komisyonun "Terörsüz Türkiye" hedefine bağlı olarak oluşturulduğu belirtildi, "Terörsüz Türkiye" hedefi için "Esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikasıdır" denildi.

KRİTİK EŞİK
Raporda, demokratikleşme yönünde atılacak adımlar için "kritik eşik" belirlendi. Bu eşik de "Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir" şeklinde açıklandı.

Raporda bu yaklaşım aynı ifadelerle birkaç yerde daha tekrarlanırken, bu tespitin ardından "kamu düzeni", "hak ve hürriyetlerin genişletilmesi", "toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi" ve "adalet duygusunun tahkimi" gibi başlıca konuların ele alınabileceği belirtildi. 

Raporda, PKK'nin silahsızlandırılmasıyla ilgili şunlar yer aldı: "Tespit sonrası döneme ilişkin idari ve hukuki düzenlemeler, düzenlemelerin doğurabileceği boşlukları kapatacak bir çerçeveye ihtiyaç duymaktadır.

Fesih ve silah bırakma yönünde atılan adımların sürat kazanması, hukuki düzenlemelerin de benzer süratle açıklık ve öngörülebilirlikle gerçekleştirilmesini gerektirmektedir.

Komisyonun bir diğer önemli görevi, örgütün silah bırakma süreciyle birlikte ortaya çıkacak durumu yönetecek yasal çerçeveyi belirlemektir. Milli dayanışma ve kardeşliğimizi pekiştirecek adımların atılmasını geniş katılımlı, temsil gücü yüksek, açık ve şeffaf bir istişare süreciyle temin etmektir."

Raporda, "Örgütün tüm unsurlarıyla feshi ile silahların teslimi ve bırakılması sürecinde ihtiyaç duyulacak yasal düzenlemelerin yapılması konusunda genel anlayış birliği vardır" ifadesi yer aldı. 

KOMİSYONUN AF KAYGISI
Silah bırakma sürecini ve sonrasını yönetecek yasalar ile ilgili ise şunlara yer verildi: "Kanun; silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır.

Yukarıda belirtilen müstakil ve geçici kanun ile birlikte ayrıca ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek hazırlanacak bir düzenleme ile bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunulabileceği ve ilgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yasal düzenlemeler, toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır."

'UMUT HAKKI' KELİME OLARAK BİLE YOK, AİHM KARARLARINA ATIF VAR
Kendisi için de yasal güvence isteyen komisyon, raporunda, umut hakkına yer vermedi, "AHİM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmalar güçlendirilmeli; ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır" dedi. 

Koşullu salıverilmede eşitlikçi yaklaşılması gerektiği vurgulandı, hasta tutsaklar için de infaz ertelemesine dikkat çekti. 

Terörle Mücadele Kanunu'na dokunmayan raporda, şunlar yer aldı: "Şiddet içermeyen hiçbir fiil terör suçu olarak nitelendirilmemeli ve ifade özgürlüğü kapsamında olması gereken eylemler terör suçu sayılmamalıdır.

Bu bağlamda, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili mevzuatın kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir."

Kayyumla ilgili olarak da komisyon, "Anayasa’dan kaynaklanan idari vesayet yetkisinin demokratik toplum gereklerine uygun olarak kullanılması"nı, "başkanın kanunda yer alan sebeplerle görevden el çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması hususunda mevzuatın düzenlenmesi"ni önerdi.