Komisyon "ortak raporu"nda ne var ne yok?
DEM Parti Komisyon Heyeti’nin "Daha bitmediği" dediği ortak rapor, basına sızdırıldı: Buna göre, raporda doğruda "umut hakkı" yok, AİHM'e gönderme var. TMK duruyor, sadece değişiklik öneriliyor. Silah bırakan PKK’lilerin tümü de adli süreçten geçmek zorunda kalacak. Tüm bunlar için de "Örgütün silah bıraktığının devlet tarafından tespiti" şartı yer alıyor.
Meclis Komisyonu'nun taslak raporu basına sızdırıldı. DEM Parti'nin komisyon üyeleri, "Tamamlanmadı" dese de raporun detayları basında yer aldı.
YASAL DÜZENLEMELER ŞARTLARA BAĞLI
Rapor taslağında, yapılacak yasal düzenlemeler, PKK’nin silah bırakmasının pratikte kesinleşmesi ve bunun devlet tarafından tespiti şartı yer alıyor. Bu yaklaşım sürecin zamana yayılabileceği yorumlarına yol açıyor.
Raporda "umut hakkı" ifadesi doğrudan yer almıyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, bu konuyu dün açıklamıştı, AİHM kararlarına işaret edileceğini söylemişti. Bu konuda, raporda, "İnfaz mevzuatının AİHM ve AYM içtihatları ile taraf olduğumuz uluslararası sözleşmeler bağlamında gözden geçirilerek infaz adaletini esas alan bir temelde yeniden ele alınması önerilmektedir" denildi.
Yargılama ve infaz düzenlemesine ilişkin öneriler ise şöyle:
"Özellikle mahkumların infaz süreçlerinin, koşullu salıverilme şartları ile infaz süreleri de dâhil olmak üzere ceza hukukunun evrensel ilkeleri kapsamında daha adil, daha eşitlikçi ve daha bütüncül bir yaklaşımla ele alınması düşünülmelidir.
Hasta ve yaşlı hükümlüler için, yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak, infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir.
Cezaevleri idare ve gözlem kurullarının yapısı ve karar süreçleri, uygulamadaki aksaklıklar tespit edilerek gözden geçirilmelidir.
Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda, tutuksuz yargılamanın tüm yargısal süreçlerde esas alınmasına özen gösterilmelidir. Kanundaki tutuklama şartlarına bağlı kalınarak, tutuklamanın istisna olduğu ilkesine uygun biçimde mevzuat gözden geçirilmelidir."
TMK KALIYOR, DEĞİŞİKLİK ÖNERİLİYOR
Raporun "Demokratikleşme" ana başlığı altındaki "hak ve özgürlüklerin genişletilmesi" bölümünde, "terör suçu" tanımı yapılıyor ancak Terörle Mücadele Kanunu'nun kaldırılması değil, değişiklik yapılması öneriliyor.
Buna göre, rapordaki öneriler şöyle: "Şiddet içermeyen hiçbir fiil terör suçu olarak nitelendirilmemeli ve ifade özgürlüğü kapsamında olması gereken eylemler terör suçu sayılmamalıdır.
Bu bağlamda, Türk Ceza Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili mevzuatın kanuni belirlilik ilkesi çerçevesinde ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir.
Doğuştan gelen, dokunulamaz ve devredilemez nitelikteki, insan onurunun vazgeçilmez bir parçası olan temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılmasının önündeki engellerin kaldırılması hedefiyle mevzuat gözden geçirilmelidir.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun hak ve özgürlükleri genişletecek ve hakkın özünü muhafaza edecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir."
KAYYUM DÜZENLEMESİNDE DEĞİŞİKLİK VAR
Raporda "yerel yönetimler" başlığı altında ise kayyum uygulaması belediye başkanının herhangi bir nedenle görevden el çektirilmesi halinde, yerine "sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması"na ilişkin mevzuat düzenlemesi önerildi.
SİLAH BIRAKMANIN TESPİT VE TEYİDİ ŞARTI
PKK’nin silah bıraktığının devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyidi halinde sürece özgü yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulacağı belirtilerek, şu görüşlere yer verildi: "Silahların bırakılması süreciyle birlikte ele alınacak müstakil yasanın, sürecin sonuçlarını tümüyle ortadan kaldıracak ve demokratik siyaset zeminini güçlendirecek ölçüde kapsayıcı olması tavsiye edilmektedir."
'AF ALGISI OLUŞTURULMAMALI, MUTLAKA ADLİ İŞLEM YAPILMALI’
Silah bırakan PKK’liler hakkında mutlaka adli işlem yapılması gerektiği belirtilen raporda, "Yasal düzenlemeler toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır" değerlendirmesi yer aldı.
Raporda yer alan ifadeler şöyle:
"Kanun, silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır.
Bu doğrultuda kanun, örgüt mensuplarının yalnızca silah bırakma sonrasında hukuki durumlarını tespit ve tayine yönelik olmamalıdır. Kanun aynı zamanda ilgili kişilerin adil, güvenli ve sağlıklı, şekilde toplumla bütünleşmesini hedeflemelidir."
Rapora göre silah bırakan herkes adli bir süreçten geçirilecek.
KOMİSYON VE HEYETLER İÇİN YASAL GÜVENCE İSTENDİ
Raporda, sürecin sağlıklı biçimde yürütülebilmesi için süreçte görev alanlar, komisyonda görüş, öneri ve değerlendirmelerde bulunanların yasal güvenceye kavuşturulması önerisine de yer verildi.
'KÜRT MESELESİ' YOK, BOL BOL 'TERÖR" VAR
Rapor taslağının ikinci bölümünde komisyonun hedefleri aktarılıyor. "Terörsüz Türkiye", demokrasinin güçlendirilmesi ve ekonomik refah artışı gibi başlıklar sıralanıyor. Raporda, "Kürt sorunu" kavramı yer almıyor. "Kürt" kelimesi üçüncü bölümde, "kardeşlik" vurgusu içinde sınırlı biçimde geçerken, "terör", "terörist", "terör örgütü", "Terörsüz Türkiye", "terörün bitirilmesi", "terörün zararları" ve "terörün tahribatı" gibi ifadeler sıklıklar yer alıyor.
Taslakta Kürt sorununun kök nedenlerine dair doğrudan bir tespit veya analiz bulunmuyor; geçmiş politikalara ilişkin tek cümlelik dahi olsa öz eleştirel bir değerlendirme yer almıyor.