İzmir ve Ankara'da hasta tutsakların özgürlüğü için eylemler
İzmir'de hasta tutsak Mecit Baştaş'a, Ankara'da ise hasta tutsak bdülhalik Orak'ın sağlık durumuna dikkat çekilerek serbest bırakılmaları istendi.
İZMİR
İHD İzmir Şubesi, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla Konak eski Sümerbank önünde açıklama yaptı. Patnos L Tipi Kapalı Hapishanesi'nde tutulan 68 yaşındaki hasta tutsak Mecit Baştaş'ın sağlık durumuna dikkat çekilen açıklamada, "Hasta mahpuslar ölüyor susma suça ortak olma" yazılı pankart açılarak, "Hasta tutsaklara özgürlük" sloganı atıldı.
'AMELİYAT SONRASI KONTROLLER GERÇEKLEŞTİRİLMİYOR'
Basın metnini okuyan Vetha Aydın, Mecit Baştaş'ın ileri yaşına eşlik eden çok sayıda kronik ve ağır hastalıkla mücadele ettiğine dikkat çekerek "Mesane kanseri tanısı bulunan Baştaş, bu hastalık nedeniyle iki kez operasyon geçirmiştir. 2 Şubat 2026 tarihinde gerçekleşen son ameliyatının ardından tıbbi gereklilik olarak belirtilen üç aylık rutin kontroller, bölgedeki hastane sevk süreçlerinin 7 ile 12 ay arasında sürmesi nedeniyle gerçekleştirilememektedir" dedi.
Aydın, Baştaş'ın kanserin yanı sıra ameliyat gerektiren prostat büyümesi, böbrek kistleri, fonksiyon kaybı şüphesi, akciğer rahatsızlığı ve hipertansiyon, katarakt, mide rahatsızlıkları ve tiroit nodülleri gibi birçok rahatsızlığı bulunduğunu söyledi.
'TAHLİYE EDİLMELİ'
Baştaş'ın tam teşekküllü bir sağlık merkezine ivedilikle sevki ve tahliye edilmesi gerektiğini belirten Aydın, şöyle devam etti: "Geciken her gün telafisi mümkün olmayan sağlık kayıpları riskini artırmaktadır. Olası tüm olumsuzlukların sorumluluğu, bu ihmale göz yuman ve sürmesine izin verenlerdedir."
Açıklamanın ardından oturma eylemi gerçekleştirildi.

ANKARA
Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, eylemlerinin 606'ncı haftasında Kırıkkale F Tipi Hapishanesi'nde tutulan ağır hasta tutsak Abdülhalik Orak'ın durumuna dikkat çekti.
Basın metnini okuyan Barış Barışık, Orak'ın sağlık durumunun cezaevi koşullarında sürdürülemeyecek düzeyde olduğunu belirtti.
Ağır hasta tutsak Orak'ın vücudunun sol tarafının felçli kaldığı, konuşmakta zorlandığını belirten Barışık, şunları söyledi: "Özellikle 2023 yılında geçirdiği ağır rahatsızlık sonrası vücudunun sol tarafı felçli kalmıştır. Sol eli, sol bacağı ve yüzünün sol tarafı ciddi biçimde etkilenmiştir.
'GÜNLÜK YAŞAMINI TEK BAŞINA SÜRDÜREMEZ'
Konuşmakta çok büyük güçlük çekmekte, kendisini ifade etmekte zorlanmakta, karşısındakiyle anlaşmakta ciddi sorun yaşamaktadır. Bu haliyle günlük yaşamını tek başına sürdürmesi mümkün değildir."
'11 FARKLI İLAÇ KULLANIYOR'
Barışık, Orak'ın arkadaşlarının yardımı olmadan en temel ihtiyaçlarını dahi tek başına karşılayamadığına dikkat çekerek, Orak'ın sağlık durumuna dair şu bilgileri aktardı: "Ağır hastalıkları nedeniyle günde 11 farklı ilaç kullanmak zorundadır. Sol tarafındaki felç hali yanında, sinüzit ve ağır astım hastalığı bulunmaktadır. Burnundaki etin aşırı büyümesi nedeniyle nefes almakta zorlanmaktadır ve bu durum ameliyat gerektirmesine rağmen tedavi edilmemektedir.
'GARDİYANLARIN SALDIRISINDA OMZU KIRILMIŞTIR'
Ayrıca diyabet hastasıdır. Gözlerinde ilerlemiş katarakt vardır. Reflü hastalığı çok ağır seyretmekte, zaman zaman iç kanama yaşamakta; iki kez koma geçirmiştir. Prostat rahatsızlığı ileri düzeydedir. Hilvan Hapishanesi'ndeyken gardiyanların saldırısına uğraması sonucu sağ omzu kırılmış ve çıkmıştır; doğru şekilde kaynamadığı için sağ omzu da ciddi biçimde işlev kaybı yaşamaktadır."
'İNFAZININ ERTELENMESİ ZORUNLULUKTUR'
İlgili kurumları görevlerini yapmaya çağıran Barışık, "Tahliye edilmediği her gün, geri dönüşü olmayan sağlık kayıpları ve hayati risk daha da büyümektedir. Adli Tıp Kurumunun gerçek durumla bağdaşmayan 'hapishanede kalabilir' yaklaşımı yeniden değerlendirilmelidir. Abdülhalik Orak'ın infazının ertelenmesi artık bir tercih değil, zorunluluktur" dedi.