Cumartesi Anneleri'nden Komisyon raporu açıklaması: Kayıplarımızı unutturmayacağız
Cumartesi Anneleri ve İHD, Meclis Komisyonu raporunda sözleri ve taleplerinin yer almamasına tepki gösterdi, "Mücadelemiz resmi metinlere, resmi onaylara ihtiyaç duymayacak kadar meşru ve güçlüdür" dedi.
Cumartesi Anneleri ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon, Meclis Komisyonu'nun hazırladığı rapora yazılı bir açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamada, demokratikleşme ve toplumsal barış iddiasıyla hazırlanan bir raporda, zorla kaybetmelerin yok sayılmasının bu iddiayla bir çelişki oluşturduğuna dikkat çekildi.
Cumartesi Anneleri olarak, Mecliste Komisyonu'nda dinlendikleri hatırlatan kayıp yakınları, "Yıllardır Galatasaray Meydanı'nda taşıdığımız acıyı, hakikatimizi ve adalet taleplerimizi bu kez Meclis kürsüsünde dile getirdik. Kayıplarımızın isimlerini, hikâyelerini ve geride bırakılan hayatları anlattık. Ancak büyük bir hayal kırıklığıyla gördük ki Komisyonun hazırladığı raporda ne hakikatimize ne de dile getirdiğimiz taleplere yer verilmiş. Demokratikleşme ve toplumsal barış iddiasıyla hazırlanan bir raporda, zorla kaybetmeler gibi ağır, sistematik ve süreklilik arz eden insan hakları ihlallerinin yok sayılması; bu iddianın kendisiyle açık bir çelişki içindedir" diye belirtti.
'CEZASIZLIK BÜYÜTÜLÜYOR'
Sözlerinin ve taleplerinin resmi bir raporda yer bulmamasının adalet arayan ve hakikat talep eden tüm topluma yapılmış bir haksızlık olduğu vurgulanan açıklamada, "Kayıp yakınlarının beyan ve taleplerini resmi kayıtlardan dışlamak; acıyı derinleştiren, yas hakkını gasp eden ve adalet talebini bastıran anlayışın sürdürülmesidir. Bu tutum, kayıplarımızın akıbetini karanlıkta bırakan şiddetin yalnızca geçmişte kalmadığını; inkar ve yok sayma yoluyla bugün de devam ettiğini göstermektedir. Görünmez kılınan her söz, uzatılan her sessizlik, cezasızlığı büyütmektedir" denildi.
'KAYIPLARIMIZI UNUTTURMAYACAĞIZ'
Toplumsal barışın inkarla değil, hakikatin kabulüyle mümkün olduğu ifade edilen açıklama şu şekilde devam etti: "Dayanışma mağdurların sesini kısmakla değil, onların adalet talebini sahiplenmekle güçlenir. Demokrasi ise eleştirel hafızayı dışlamakla değil, geçmişle cesurca yüzleşmekle kök salar. Komisyon raporunda yer verilmemiş olabilir. Ancak mücadelemiz resmi metinlere, resmi onaylara ihtiyaç duymayacak kadar meşru ve güçlüdür. 30 yılı aşan ısrarımızla söylüyoruz: Biz buradayız. Kendi tarihimizi, kendi hafızamızı ve kendi hakikatimizi yazmaya devam edeceğiz. Kayıplarımızı unutturmayacağız."
TALEPLER
Açıklamada, talepler ise şu şekilde sıralandı:
"-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları eksiksiz uygulansın.
-Galatasaray Meydanı'ndaki keyfi yasaklamalar son bulsun.
-TBMM bünyesinde, gözaltında kayıpları araştırmak üzere bağımsız ve etkili bir Hakikat Komisyonu kurulsun.
-Devlet, gözaltında kaybetme suçundaki sorumluluğunu kabul etsin.
-Gözaltında kaybedilenlerin akıbetleri açıklansın; kalıntıları ailelerine teslim edilsin.
-Fail ve sorumluları koruyan cezasızlık uygulamalarına son verilsin; etkin ve tarafsız soruşturmalar yürütülerek adalet sağlansın.
-Gözaltında kaybetme fiili insanlığa karşı suç olarak düzenlensin; zaman aşımı cezasızlığın aracı olmaktan çıkarılsın ve bir daha hiç kimse gözaltında kaybedilmesin.
-Türkiye, BM Tüm Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Sözleşme'yi ve Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni kuran Roma Statüsü'nü imzalasın, onaylasın ve uygulasın."