Çeviri / Şili'nin sağcı yeni başkanından ne bekliyorsunuz?
www.jungewelt.de sitesinde Amerikalılar Okulu'nun Kapatılması için Gözlemevi Koordinatörü Pablo Ruiz Espinoza ile yapılan röportajı ETHA çevirdi.
Mart ayında Şili'nin yeni başkanı José Antonio Kast göreve başlayacak. Ondan nasıl bir politika bekliyorsunuz?
Demokrasiye dönüşten bu yana ilk kez, Şili diktatör Augusto Pinochet'nin icraatlarını savunan bir başkan tarafından yönetilecek. Bu nedenle, iç politikada atabileceği adımlar konusunda endişeliyiz. Devletin insan hakları ve anma mekânları alanındaki tüm girişim ve yükümlülüklerinin finansmanını kesmesi mümkün. Ayrıca yeni hükümetin muhafazakâr ve neoliberal çizgisi doğrultusunda göçmenlere yönelik baskıların artmasından ve kadınların, işçilerin vb. haklarında gerilemeler yaşanmasından kaygı duyuyoruz. Uluslararası alanda ise yeni hükümet, Arjantin'de Milei, El Salvador'da Bukele ve ABD'de Trump gibi sağcı hükümetlerle aynı çizgide yer alıyor; bu da daha muhafazakâr ve muhtemelen daha baskıcı bir politika anlamına geliyor. Şili'nin ABD ile askeri tatbikatlara ve diğer yükümlülüklere katılımı da oldukça muhtemel.
"Amerikalar Okulu'nun Kapatılması için Gözlemevi"nin koordinatörüsünüz. SOA 2001'de adını değiştirmemiş miydi?
Doğru, "School of the Americas" (Amerikalar Okulu) 2001'den beri "Western Hemisphere Institute for Security Cooperation" (WHINSEC) adını taşıyor. Şili'de diktatörlük döneminde insan haklarını ihlal eden birçok asker ve istihbarat görevlisi askeri eğitimlerini SOA'da aldı. Bugün ABD Silahlı Kuvvetleri Güney Komutanlığı'nın Şili ve Latin Amerika'da gerçekleştirdiği askeri tatbikatlara ve kıtamızdaki ABD ile NATO askeri üslerine karşıyız. Küresel askeri harcamalara karşı yürütülen kampanyanın bir parçasıyız. Şili, bölgemizde "savunma" için en fazla harcama yapan ülkeler arasında Brezilya, Kolombiya ve Meksika'dan sonra dördüncü sırada yer alıyor; bu da halkımız için daha acil olan diğer ihtiyaçların zararına gerçekleşiyor.
Kast, Şubat başında El Salvador'u ziyaret etti ve oradaki mega hapishaneleri ile suçla mücadeledeki baskıcı yöntemi Şili için model olarak görüyor. Şili'de suç oranı benzer düzeyde bir sorun mu?
Suç, Kast'ın zaferini açıklayan faktörlerden biri. Önceki hükümet, suç ve organize suçla yeterince mücadele etmemekle suçlandı. Büyük şirketlerin mülkiyetinde olan ve siyasi sağla bağlantılı büyük medya kuruluşları da bunu destekledi. Böylece toplumda gerçek bir güvenlik krizi yaşandığı izlenimi oluştu; oysa Şili'deki suç verileri ve cinayet oranı Latin Amerika'nın en düşükleri arasında. Başkan Kast, uluslararası çeşitli kuruluşlar tarafından insan hakları ihlali olarak kınanan Bukele önlemlerini uygulamakla hata yapmış olur. Hapishane konusu karmaşıktır. Suçun varlığını inkâr edemeyiz; ancak devlet yeniden toplumsallaştırma (rehabilitasyon) ve önleme politikalarına ağırlık vermelidir.
Son haftalarda önce Nicolás Maduro, ABD birlikleri tarafından kaçırıldı, ardından Küba'ya yönelik ambargo daha da sertleştirildi. Bu Latin Amerika için ne anlama geliyor?
Venezuela ve Küba ile dayanışma içindeyiz. Hem Latin Amerika'da hem de Avrupa'da tüm uluslarımızın ABD tarafından tehdit edildiği bir dönemde yaşıyoruz. Filistin'deki soykırımı görüyoruz; bundan yalnızca ABD değil, silah tedariki nedeniyle Avrupa hükümetleri de sorumludur. Ukrayna'daki savaşta ABD ve NATO'nun arkasında olduğunu ve hedeflerinin Rusya'ya stratejik bir yenilgi yaşatmak olduğunu hepimiz biliyoruz. Ayrıca Tayvan konusunda ve Güney Çin Denizi'nde ABD'nin Çin'e karşı askeri hamlelerini de unutmamak gerekir. Buna karşı dünya çapındaki toplumsal hareketler ve barış hareketi direnmelidir.